Picasso-Kül kasabası Guernica’ın öyküsü

“Picasso bize cenaze davetiyemizi gönderiyor. Haberiniz olsun, sevdiğimiz her şeyin öleceği haberidir bu.”

Michel Leiris

Paris, 1937. Şehirde büyük bir dünya fuarı açılmış, İspanya Cumhuriyeti ülkede yaşanan iç savaşa, kan ve gözyaşına rağmen bu fuarda bir pavyon açmış. Ziyaretçilerin çok ilgi gösterdiği bir pavyon. En önemli parçası da Pablo Picasso’nun tuval üzerine yaptığı anıtsal tablosu Guernica(3,51 mx7,82m).

Guernica Bask bölgesinde küçük bir kasaba. 26 Nisan 1937’de isyancıları destekleyen Nazi Alman uçaklarının bombardımanı ile bir kül yığını haline gelir. Cumhuriyetçilere destek veren Pablo P. kendisinden istenen geniş boyutlu kompozisyona konu ararken bu güncel kıyımı işlemeyi düşünür.

Picasso atölyesinin duvarlarına gazetelerde yayınlanan siyah beyaz haber fotoğraflarını yapıştırır, yaşanan dramı iyiden iyiye hisseder. Birkaç hafta içinde şaheserini tamamlayacaktır.

İçerik ve hazırlık

Guernica ksabasının ilk felaket fotoğrafları 1 Mayıs 1937’de Paris’te Ce Soir gazetesinde yayınlanır. Picasso aynı gün çalışmasına başlar. Krokilerinin birinde, yerde sürünerek can çekişen bir atın doğrulmak için çırpınışı, dehşet içinde başını göğe kaldırışı vardır. Çalışmasını geliştirdiği 45 desen ve guaşın ilk örneklerinde Picasso İspanya’nın simgesi boğa güreşinn iki temel unsurunu bolca kullanır; at ve boğa.

André Malraux’ya şöyle der:

“Hamam böcekleri gibi tırmanarak gelip tuvalimdeki yerlerini alsınlar istiyorum.”

Picasso felaketle ilgili gördüğü, duyduğu, öğrendiği her şeyi resimler. 6 Mayıs’ta Fransa’ya katliamı yaşayan ilk tanıklar gelir; bir anne ve üç genç kızı. Sine-haberler için filme alınırlar, Picasso onları izler ve çocuğu kolları arasında ölen bir ananın krokisini çizer. Katliama tanık olan dört kadın, tabloda yerini alır. 10 Mayıs’ta Picasso tuvalde çalışmaya başlar, birbiri ardına yedi versiyon üretir, fotoğrafçı Dora Maar çalışmaları görüntüler. Tablo 3 Haziran’da biter ve ertesi gün İspanya Cumhuriyeti pavyonunda yerini bulur.

Picasso şaheseri Guernica ne anlatıyor?

Tablonun solunda merhametsizliğin, hoyratlığın imgesi heybetli bir boğa vardır. Picasso kucağında çocuğu ölen anneyi o boğanın altına yerleştirir. En sağda ise kollarını yukarıya kaldırmış bir kadın figürü çerçevenin sınırını belirler.

Picasso kasabada yaşanan barbarlığa bir yanıt için sahnenin ortasına, elinde havaya kaldırdığı bir lambayla aydınlığı getiren kadını koyar.  Sanatçı tuvalin altında klasizm etkisini yansıtır; Yunan tapınağının alınlığındaki gibi üçgensi bir form yaratır. Bu bölümde yere savrulmuş, kılıcı kırılmış ölü bir savaşçı, kişneyerek doğrulmaya çalışan at ve yüzünü yukarı kaldırmış bir genç kız bulunur.

Guernica güpegündüz bombalanmasına karşın Picasso sahneyi aydınlatan bir elektrik ampulünün kör ışığını kullanır. Yetersiz ışık izlenimi dehşet duygusunu perçinler. Tabloda siyahlar, beyazlar, griler hakimdir. Bu esere bir yapaylık ve renklerin yitişini katar. Picasso son dokunuşlarında tuvale önce iki, sonra tek bir kocaman kırmızı gözyaşı katacak, akan kanı göstermekten vazgeçecektir.

Picasso Guernica’da devrimci plastik dilinden ödün vermeden, destansı büyük tarihi resim geleneğiyle buluşur. Raffaello’nun “Kasabadaki Yangın” veya Poussin’in “Masumların Katliamı” gibi trajik görüntüleri iyi bilmektedir. Guernica’da ulaştığı ise yurttaşı Goya ve onun “Savaşın Yıkımları” gravür dizisinin siyah beyazlarıdır.

Guernica, Franko döneminde Museum of Modern Art New York’ta bulunur, 1981’de ispanya’ya geri getirilir, halen Madrid’te  Kraliçe Sofia Ulusal Sanat Müzesi’nde bulunmaktadır.

Pablo P. hakkında bilmediğiniz 10 şey

Türk ressamı Osman Hamdi Bey’in satış rekorları kıran eserleri

Yorum Yazınız