Miletli Thales-Felsefenin Doğuşu

Miletli Thales gözlemin faydasını yaşayarak gördü. Tanrılara başvurmadan zenginliğe kavuştu. Belirli hava koşullarının iyi bir zeytin hasadı vereceğini öngördü, yöresindeki tüm zeytin preslerini satın aldı, bunları artan talebi karşılamak için kiraya verdi. Tüccar Thales bilimsel gözlemle kaderin değişebileceğini gösterdi.

Miletli Thales ve yeni bir düşünce tarzı

Yunan şehir devletleri M.Ö. 8. yy ortalarından 6. yüzyıla kadar kültürel bir evrim geçirdiler ve parlak bir uygarlık yarattılar. Alfabetik yazı sistemi Batı felsefesinin temellerinin atılmasında en etki araçtı. Öğretileri aktaran Pirin içrek(batini) ve karanlık anlamlı hakikatinin yerine iki hakikat egemen olmaya başlamıştı. İlk olarak “Sivil hakikat”, değişkendi, daha iyi konuşanın etkisine açıktı, hatiplerle sofistlerin eylem alanına dönüştü. İkinci hakikat filozofun hakikatiydi, eski öğretilerin mirasına dayanıyordu, ancak daha toplumsal ve dinamikti. Filozof hakikat arayışında sürekli ve değişmez olarak kalana, dünyayı ve onun tutarlılığını sağlayan varlığa yöneldi.

Sivil yurttaşlara artık buyruklar ve vahiyler yetmiyordu, nedenlerin açıklanması gerekiyordu. Filozof sorulara vereceği cevapların peşindeydi. Düşünme tarzındaki değişiklik kozmosu anlayabilmek için mitlerden başka bir yolu keşfetti. Thales bu yeni düşünce tarzının önderiydi; doğal, akılcı açıklama.

Peki mitler bize dünyayı nasıl açıklıyordu?

Gerçekler işte böyledir ve şöyle davranılması gerekir

Mitoslar, ilkel veya çok eski toplumların karşılaştıkları anlaşılması güç şeylere, kesin ve akla yakın çözümler getirir. Her türlü nedenselliği insan eylemiyle kavrarlar. Her şeyi yüce varlıkların yapıp ettiklerine ve davranışlarına dayandırarak açıklarlar. Bunları saray sisteminin hizmetkarlarına ve kölelerine bir Pir aktarır.

Mitos kendini yaratan toplum mitosun yaratıldığını fark ettiği ve göreli bir şey haline geldiğinde etkisini yitirir, basit bir hikayeye dönüşür.

Logos ve demokrasi

Şehir devletleri belli kurallarla yönetilmeye başladığında ve oy çokluğu gibi matematiksel yöntemleri geliştirdiğinde konuşan yurttaşlar sözün gizli esinler almış biçimini aşar, sorumluluğunu taşıdığı söylemler geliştirir. Farklı söylemler demokratik sistemde birbirleriyle rekabete girer. Bu eşitlikçi sistemin doğmasında ve gelişmesinde filozofların katkıları yadsınamaz.

İlk filozof Miletli Thales

Thales’in tüccar olduğu söylenir, Mısır’a, Yakındoğu’ya seyahatleri sırasında geometri ve astronomi bilgileri edinmiştir. M.Ö. 585’teki tam güneş tutulmasını önceden bilmiştir. Dünyadaki olayların doğaüstü müdahalelerle meydana geldiğini inanmaz. Olayların ardındaki nedenleri aklın ve gözlemin bulacağını savunur.

Thales o sürekli sorulan “ilk ilke” sorusuna doğalcı bir cevap arar. Her şeyi tek bir maddenin tezahürü olarak görmeyi tercih eder. Monizm(Tekçilik) evrendeki temel maddenin her şeyi oluşturduğunu, yaşam için gerekli olduğunu, hareket ve değişme kabiliyetine sahip olduğunu iddia eder. 

Thales’in gözlemlerine göre bu temel madde Su’dur. Vazgeçilmezdir, hareket halindedir ve çeşitli formlara-sıvı, katı, buhar- dönüşür. Thales’e göre tüm maddeler dönüşümlerinin bir basamağında su ihtiva eder.

Thales uzun deniz yolculuklarında kara parçalarının bir su kıyısında bittiğini görmüştür. Ona göre tüm yeryüzü bir su yatağı üzerinde yüzer. Depremler de sudaki dalgalanmalar ve çalkantılar sonucu oluşur.

Thales’in bu fikirleri günümüzde ilkel ve tuhaf görünse de Batı düşünce tarihinde esaslı bir devrimin başlangıcı sayılır. Nesneleri ve olayları tanrıların keyfiyetinden soyutlar, temel sorulara doğalcı, akılcı cevaplar arayan ilk fikir adamıdır. Thales’ten sonra gelecek düşünürler Milet okulunu önemli bir gelenek haline getirirler.

Bilimsel ve felsefi düşüncenin kapısı aralanmıştır, o kapı çağlar boyu kapatılmaya, yasaklanmaya çalışılsa da bir daha hiç kapanmaz.

Modernliğin Açmazı

Yorum Yazınız