VURULDUK EY HALKIM! UNUTMA BİZİ!

Araştırmacı gazeteciliğin öncüsü Uğur Mumcu, ölümünün 19. yıldönümünde, yarın İstanbul ve Ankara'da anılacak.

20. YÜZYIL BATI ALT KÜLTÜRLERİ TARİHİ

Alt kültür tanımı, genellikle egemen kültür dışında kalan, muhalif, kendine özgü bir yaşam tarzı oluşturmuş topluluklar için kullanılıyor.

HRANT DİNK DAVASININ PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ

Uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybeden Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, ölümünün 5. yıldönümünde Taksim'den Agos Gazetesi'ne düzenlenen yürüyüşle anıldı.

ÇIPLAK AMBİYANS; YUNAN ADASINDA YAŞANAN NUDİZM

Kiklad adalarından biri olan Antiparos sahillerinde farklı yaş ve biçimlerde onlarca insan sere serpe uzanıyor

HATIRLA PAŞA!

Ölümcül bir hastalığın pençesine düşen Ruhi Su, tedavi için yurtdışına gitmek istedi ama 12 Eylül rejimi izin vermediği için çıkamadı.

27 Ocak 2012 Cuma

Lavinia / Özdemir Asaf



“Kuzguncuk tepelerinde tahtaları kararmış bir ahşap evin alt kattaki odası Boğaz’a bakıyor. Odada dört kişi var: ...Birisi Orhan (Borar). Elinde içki kadehi, Sevim’le sözlü. Sedirde oturan genç kız Özdemir Asaf’ın ünlü şiirindeki Lavinia. 




“Lavinia’ya aşıktı Özdemir. Oysa o yıllarda Lavinia yere bakan birine tutulmuştu; fırtınalı bir ilişkinin tensel terinde köpüklenen dalgasını yaşarken, gönüllerde dolaşmanın çekiminden de vazgeçemiyordu; ileride bunun hesabını acıyla vereceğinden habersizdi.” 
İlhan Selçuk






Sana gitme demeyeceğim
Üşüyorsun ceketimi al.
Günün en güzel saatleri bunlar,
Yanımda kal.

Sana gitme demeyeceğim.
Gene de sen bilirsin.
Yalan istiyorsan yalanlar söyleyeyim.
İncinirsin.

Sana gitme demeyeceğim,
Ama gitme, Lavinia.
Adını gizleyeceğim
Sen de bilme, Lavinia. 

26 Ocak 2012 Perşembe

20. Yüzyıl Batı Alt Kültürleri Tarihi / İki Savaş Arası 20'ler ve 30'lar

1920'lerde Amerikan caz müziği ve otomobilleri Avrupa'nın alt kültürlerinin vazgeçilmezi oldu. Aristokratlaşan burjuvaya karşı sınıf hiyerarşisini reddeden ve görgü kurallarını pek de önemsemeyen bir gençlik ve entellektüel sanatçılar savaş sonrasının kaos ortamında etkili oluyordu.
Birleşik Devletler'de 'yanan gençlik alkol yasağında giderek susuyordu. Alkol bağımlıların kurtuluşuna Kanada ve Meksika sınırı yetişti. Hali vakti yerinde olanlarsa Küba Adası'nı tercih ediyordu.
Alkol yasağı sadece başıboş dolaşan alkolikler yaratmadı, profesyonel suç örgütleri büyük paraların döndüğü kaçak içki sektöründe palazlandı. Alkolün yanı sıra uyuşturucu kullanımı da artıyordu. 
Birleşik Devletler'in yoksul Afrikalı müzisyenlerince geliştirilen caz müziği Almanya gibi Avrupa ülkelerinde orta-üst sınıf üniversite öğrencileri arasında rağbet gördü. 1930'larda yükselen milliyetçilik ve Nazi hareketi bu Swing-Kids'leri yoz kültürün bir parçası ve karşı kültür olarak görüyordu.
Nudist hareketse Avrupa'dan Amerika kıtasına yayıldı. 1920'lerde Almanya'da epey üye bulan Nudist kulüpler Adolf Hitler iktidarında baskı altında kaldılar. 1930'larda Birleşik Devletler ve Kanada'da pek çok Nudist topluluk ortaya çıktı.


Sanatda ise Sürrealizm bu yıllarda etkili oldu. Surrealistler oyunları ve tuhaf girişimleri ile şok etkisi yarattılar. Aslında Dada hareketinden kopanların geliştirdiği bir akım olan Sürrealizm politik hareketleri de etkiledi. Hitler gençliğinin sert ve disiplinli sanat anlayışı sürrealizmin evrenine tamamen yabancıydı.
1929 yılında başlayan Büyük Ekonomik Kriz, 30'ların işsizlik ve yoksullukla geçmesine neden oldu. Kentsel gençlik çeteleri Batı dünyasının her yerinde kendine oyun alanı buluyordu. 'Dead end Kids' tabiriyle tanımlanan çeteler, sahne ve perdede de işlenen birer konu haline dönüştü. Çizgi romanda da buhran yıllarının etkisi vardı.
John Steinbeck 'in Gazap Üzümlerinde değindiği gibi bir çok aile kıtlık ve yoksulluk yüzünden yaşadıkları toprakları terk etti.
Avrupa 1939 yılında yeni ve daha yıkıcı bir savaşın eşiğine gelirken, 40'lara damgasını vuracak avant-garde sanatçılar Birleşik Devletler'e kaçacaktı. Sürrealistlerin de yeni merkezi okyanus ötesi olacaktı.

Sen de başkasın nefretme!


Nefret Suçları Yasa Platformu "Sen De Başkasın, Nefretme" sloganıyla bugün Taksim Hill Otel'de bir basın toplantısı düzenledi.  Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Melda Onur, oyuncu Melih Ekener ve Cengiz Bozkurt, gazeteci Pınar Öğünç ve Roni Margulies toplantıya katılanlar arasındaydı.
Platform adına açılış konuşmasını yapan Levent Şensever, nefret suçlarına ilişkin kamuoyunda farkındalık yaratmak ve buna ilişkin yasa çıkarılması için Nefret Suçları Yasa Kampanyası başlattıklarını belirtti.
Şensever, "Nefret Suçları'nın insan haklarına ve hukuka dayalı bir şekilde ele alınabilmesi için  "Nefret Suçları Yasası"na acilen ihtiyaç vardır. AGİT katılımcısı 56 ülkeden 34'ünde nefret suçlarına ilişkin yasal düzenlemeler mevcuttur. Türkiye de ise böyle bir düzenleme mevcut değil.
"Nefret söylemi planladığımız yasa tasarısı içerisinde yer almıyor. Çünkü ifade özgürlüğü ve nefret söylemi arasında ince bir çizgi var. Platformu oluşturan kurumlarda bu konuda farklı bakış açılarına sahip olduğu için yer vermiyoruz" diye konuştu.  

Platform adına basın açıklamasını okuyan Galatarasay Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yasemin İnceoğlu da platformun genişleyeceğini ve bireysel katılımında mümkün olduğunu ifade etti.
Nefret Suçları'nın önlenebileceğini belirten İnceoğlu "Devletin nefret suçlarına karşı alacağı tutum ve yasal düzenlemeler konusunda atacağı adımlar, toplumsal barışın güçlenmesi için son derece değerli bir mesaj vermiş olacaktır. Bu mesaj, pek çok mağdur grubun çoğulcu demokrasiye ve adalete yönelik güvenini de arttıracaktır" dedi.

"Önyargılardan boğuluyorum"

Leyla İle Mecnun dizisi oyuncusu Cengiz Bozkurt (Erdal Bakkal rolünde) bianet'e yaptığı açıklamada, ön yargılardan ve ayrımcılıktan boğulduğunu belirtti. Bozkurt " Nefes almaya çalışıyorum. Benim gibi insanları görmek bana heyecan veriyor. Kampanyayı yürekten destekliyorum" dedi.
Oyuncu Melih Ekener ise "nefret söylemi, planlanan yasa tasarısı kapsamına girmiyorsa benim için hiçbir anlam ifade etmiyor" diye konuştu. 

Old Boy / Chan-Wook Park

Karısı ve bebeğiyle mutlu bir hayat süren işadamı Oh Dae-su bir gün evinin önünden kaçırılır. Uyandığında kendini özel yapılmış bir hücrede bulur. Karısının öldürüldüğünü öğrenen Dae-su, 15 yıllık tutsaklığın ardından serbest bırakılır. Oh Dae-su yemin etmiştir. Mutlu hayatını yok eden adamdan intikam alacaktır. Bir Japon lokantasında tanıştığı Mido, intikamını alması için ona yardım sözü verir. Daha sonra ortaya çıkan Evergreen lakaplı bir adam ona 5 gün içinde neden hapsedildiğinin nedenini bulmasını aksi takdirde Mido'yu öldüreceğini söyler. Oh Dae-su, hapsedilmesinin ardındaki gerçeği bulur. Bununla beraber başka bir gerçeği de.

Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali !f 16 Şubatta başlıyor


Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali !f 16 Şubatta başlıyor. 11. yılına giren festivalin bu seneki özel konuğu oyuncu Rupert Everett, bir belgesel çekimi için geldiği Türkiye'de haberdar olduğu Ahmet Yıldız cinayetini işleyen Zenne filminin özel gösterimini sunacak

Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali !f, 16 - 26 Şubat arasında İstanbul'da, ardından 1- 4 Mart'ta Ankara'da ve tarihinde ilk defa 2 - 4 Mart arasında İzmir'de takipçileriyle buluşacak.
!f'in 11. yılında, verdiği mücadeleyle eşcinsel aktörlerin ana akım sinemada adını duyurmasına önayak olan İngiltereli oyuncu Rupert Everett. Daha önce bir belgesel çekimi için Türkiye'ye geldiği sırada Ahmet Yıldız cinayetinden haberdar olan ve konuyla ilgilenen Everett, şimdi o cinayeti konu alan 'Zenne'nin özel gösterimini sunacak.
!f'in diğer bir konuğu ise "Piyano" ve Peter Greenaway filmleri dahil sayısız filmin müziklerini bestelemiş Michael Nyman.
Yarışmalı !f bölümü "Keş!f" ise bu sene beş yaşına giriyor. Yeşim Ustaoğlu'nun başkanlığını üstlendiği jüride Mısırlı aktivist ve oyuncu Khaled Abdol Naga da olacak.
Ayrıca " !f ² " ile festivalin İstanbul'daki son üç gününde İstanbul ile eşzamanlı gösterilecek beş film, İstanbul'daki izleyicilerle aynı anda Anadolu'da 23 şehrin yanı sıra Lefkoşa, Beyrut ve Ramallah'daki izleyicilere ulaştırılacak.

Gökkuşağı filmleri

LGBTT filmlerinin toparlandığı "Gökkuşağı Filmleri" bu sene festivalin merakla beklenen filmlerinden birini de içeriyor: The New York Times'ta yılın en iyi 10'u arasında gösterilen, Britanya'da beklenmedik bir ilgiyle karşılanan "The Weekend" birçoklarına göre gey sinemanın son dönemdeki en iyi örneklerinden.
Cher'in oğlu Chastity'nin cinsiyet inşa operasyonu sürecini yakın plana alan "Becoming Chaz" ve Tahran'ı da Gökkuşağı lokasyonları arasına katan "Koşul", bölümün diğer ilgi çekici filmlerinden. TSK'nin çürük raporu uygulamasını konu alan belgesel "Çürük" de bu bölümde gösteriliyor.

Özeller

!f özel gösterimleri, "Film Kameralı Nyman" ve "Zenne"nin dışında bir de Amerikan yeraltı sinemasının efsanelerinden Jonas Mekas'ı ağırlıyor. 88 yaşındaki yönetmen, kendi kariyerine saygı duruşu niteliğindeki kolajı "Uykusuz Gece Masalları"yla bağımsız filmler festivalinin ruhuna büyük katkı sağlıyor.

Diğerleri

!f, "Açılım" adıyla başladığı Kürt sineması toparlamasına bu sene "Ev" adını vermiş. Londra ve New York Kürt Filmleri Festivali direktörü de programa katkı sağlayan isimlerden.
Yeni !f bölümlerinden biri de yol filmlerine yer veren "Yol". Guy Maddin'in Berlin'de gösterilecek "Anahtar Deliği" bu bölümde gösteriliyor.

Hit Filmler

"Senden Bana Kalan", Michelle Williams'lı "Bu Dans Senin", Takashi Miike (Dava Vekili) ve Todd Solonz'un (Karanlık At) yeni filmleri yanında dikkatten kaçmaması gereken filmler mevcut bölümde.
Daha yeni Sundance'te ilgiyle karşılanan gay aşk hikâyesi "Işıklar Açıkta Kalsın" ve karşı kültür figürleri Ken Kesey ile Neal Cassady'nin yoğun LSD destekli yolculuğunu belgeleyen "Sihirli Yolculuk" da "Hit Filmler"in ilgi esirgenmeyecek yapımlarından.

!f Kült

!f Kült'te bu yıl Almodovar'ın "İçimdeki Deri" ve 1960 yapımı Fransız korku filmi "Yüzü Olmayan Gözler" gösteriliyor.

Fantastik

Fantastik Filmler'in ilk dikkat çekenleri Japonya'dan. "Kill Bill"e animasyon katkısıyla da tanınan Katsuhito Ishii'nin yeni filmi "Kaçakçılar" ve manga ustası Yoshihiro Tatsumi'nin fantastik biyografisi "Tatsumi" bu bölümde. (ÇT)
* Ayrıntılı bilgi için tıklayın.

25 Ocak 2012 Çarşamba

Türkiye basın özgürlüğünde kaçıncı sırada?

RSF tarafından açıklanan rapora göre dünya genelinde basın özgürlüğü açısından Türkiye'den kötü durumda olan sadece 31 ülke var. Türkiye'den daha özgür olan ülke sayısı ise 147.

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) 2011-2012 Dünya Basın Özgürlüğü Raporu'nu açıkladı. 

Geçen sene 179 ülke arasında 138. sırada yer alan Türkiye, bu yıl on basamak birden gerileyerek 148. sırada yer aldı. 

RSF'nin internet sayfasında Türkiye ile ilgili şu ifadelere yer verildi:

"Kendisini bölgesel model olarak sunan Türkiye, basın özgürlüğünde bir yıl içinde on adım birden geriledi. 

"Türkiye verdiği sözleri yerine getirmek bir yana, askeri darbe dönemlerinden bu yana örneği görülmemiş şekilde gazeteciler seri şekilde tutuklanıyor."

Türkiye'nin basın özgürlüğü alanında düşüşünün sürdüğü ve 2011'de on basamak birden gerilediğinin vurgulandığı raporda medyadaki çeşitlilik ve enerjiye rağmen gazetecilerin yargı tehdidiyle karşı karşıya kaldığı ifade edildi.  

Raporda, terörizmle mücadelenin mazeret gösterilerek onlarca gazetecinin Ergenekon ve KCK davası kapsamında yargılanmadan hapse atıldığı ifade edildi ve benzeri görülmemiş genişlikte tutuklamaların, gizli telefon dinlemelerin, gazetecilerin haber kaynaklarını aşağılamanın medyada tehdit ikliminin yeniden oluşmasını sağladığı açıklandı. 

RSF'nin sayfasında yer alan rakamlara göre Türkiye'nin 2002'den itibaren dünya basın özgürlüğü sıralamasındaki yeri şöyle:
2002: 100. sıra, 2003: 116. sıra, 2004: 114. sıra, 2005: 98. sıra, 2006: 100. sıra, 2007: 101. sıra, 2008: 103. sıra, 2009: 123. sıra, 2010: 138. sıra, 2011: 148. sıra 

Oscar Adayları açıklandı


84. kez verilecek olan Oscar ödülleri 26 Şubat akşamı sahiplerini bulacak. En fazla adaylık kazanan filmler 11 adaylıkla "Hugo" ve 10 adaylıkla "The Artist" oldu.
84. Oscar ödüllerinin adayları belli oldu. Ödül töreni 26 Şubat Pazar günü düzenlenecek ve töreni oyuncu Billy Crystal sunacak. 

Martin Scorsese'nin yönetmeniliğini yaptığı "Hugo" 11 dalda aday gösterilirken "The Artist" 10 dalda aday gösterildi. 

"En İyi Film" kategorisinde "Hugo" ve "The Artist"in yanı sıra "Midnight in Paris", "The Tree Of Life" dahil dokuz filmin yarışacağı ödül töreninde "En İyi Yabancı Film" kategorisinde ise bu yıl Altın Küre'de de En İyi Yabancı Film seçilen İran yapımı "A Separation"  adaylar arasında yer alıyor. "A Seperation"ın yanı sıra Polonya'dan "In Darkness", Kanada'dan "Monsieur Lazhar", İsrail'den "Footnote" ve Almanya'dan "Pina" yabancı film dalında yarışacak.

Oscar adayları:

En İyi Film
War Horse

The Artist

Moneyball

The Tree of Life

Midnight in Paris

The Help

Hugo

The Descendants 

Extremely Loud and Incredibly Close

En İyi Erkek Oyuncu
Demian Bichir "A Better Life" 

George Clooney "The Descendants" 

Jean Dujardin "The Artist" 

Gary Oldman "Tinker Tailor Soldier Spy" 

Brad Pitt "Moneyball" 

En İyi Kadın Oyuncu
Glenn Close (Albert Nobbs) 

Viola Davis (The Help)

Rooney Mara (The Girl with the Dragon Tattoo) 

Meryl Streep (The Iron Lady) 

Michelle Williams (My Week with Marilyn)

En İyi Yönetmen

Martin Scorsese - (Hugo) 

Wood Allen - (Midnight in Paris) 

Michel Hazanavicius - (The Artist) 

Terrence Mallick - (The Tree of Life)

Alexander Payne  (The Descendants) 

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu

Kenneth Branagh (My Week With Marilyn)

Jonah Hill (Moneyball)

Nick Nolte (Warrior)

Christopher Plummer (Beginners)

Max von Sydow (Extremely Loud and Incredibly Close)

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu

Berenice Bejo (The Artist)

Jessica Chastain (The Help)

Melissa McCarthy (Bridesmaids)

Janet McTeer (Albert Nobbs)

Octavia Spencer (The Help)

En İyi Orijinal Senaryo

Michel Hazanavicius (The Artist) 

Annie Mumolo & Kristen Wiig (Bridesmaids)

J.C. Chandor (Margin Call)

Woody Allen (Midnight in Paris)

Asgar Farhadi (A Seperation)

En İyi Uyarlama Senaryo

Alexander Payne ve Nat Faxon & Jim Rash (The Descendants) 

John Logan (Hugo)

George Clooney & Grant Heslov ve Beau Willimon (The Ides of March)

Steven Zaillian ve Aaron Sorkin (Moneyball)

Bridget O'Connor & Peter Straughan (Tinker Tailor Soldier Spy)

En İyi Yabancı Film

A Separation (İran) 

In Darkness (Polonya) 

Monsieur Lazhar (Kanada) 

Footnote (İsrail) 

Pina (Almanya) 

En İyi Görüntü Yönetimi
Guillaume Schiffman (The Artist)

Jeff Cronenweth (The Girl the Dragon Tattoo)

Robert Richardson (Hugo)

Emmanuel Lubezki (The Tree of Life)

Janusz Kaminski (War Horse)

En İyi Animasyon

A Cat in Paris

Chico & Rita

Kung Fu Panda 2

Puss in Boots

Rango

En İyi Belgesel

"Hell and Back Again" 

"If a Tree Falls: A Story of the Earth Liberation Front" 

"Paradise Lost 3: Purgatory" 

"Pina" 

"Undefeated" 

En İyi Kısa Belgesel 

The Barber of Birmingham

God is the Bigger Elvis

Incident in New Baghdad

Saving Face

The Tsunami and the Cherry Blossom

En İyi Kısa Film

Pentecost

Raju

The Shore

Time Freak

Tuba Atlantic

En İyi Kısa Animasyon

Dimanche/Sunday

The Fantastic Flying Books of Mr. Morris Lessmore

La Luna

A Morning Stroll

Wild Life

En İyi Müzik

The Artist 

The Adventures of Tintin 

War Horse 

Hugo 

Tinker Tailor Soldier Spy

En İyi Şarkı

Man or Muppet (The Muppets)

Real in Rio (Rio)

En İyi Kurgu

The Artist 

Hugo 

War Horse 

Moneyball 

The Girl With The Dragon Tattoo 

En İyi Sanat Yönetimi

The Artist

Harry Potter and the Deathly Hallows Part 2

Hugo

War Horse

En İyi Kostüm

Anonymous

The Artist

Hugo

Jane Eyre

W.E.

En İyi Makyaj

Albert Nobbs

Harry Potter and the Deathly Hallows Part 2

The Iron Lady

En İyi Görsel Efekt
Harry Potter and the Deathly Hallows Part 2

Hugo

Real Steel

Rise of the Planet of the Apes

Transformers: Dark of the Moon 

En İyi Ses Kurgusu

Drive

The Girl With The Dragon Tattoo 

Hugo

Transformers: Dark of the Moon

War Horse

En İyi Ses Miksajı

The Girl With The Dragon Tattoo 

Hugo

Moneyball

Transformers: Dark of the Moon

War Horse 

Reklam Alanı

İlginizi Çekebilir

Recommended Post Slide Out For Blogger